Apple'ın Unutulan Teknolojisi: AirPort Neden Hayatımızdan Çıkarıldı?
Bir Dönemin İkonik Cihazları: AirPort'un Yükselişi ve Düşüşü
Bugün Apple denince akla iPhone, Mac veya Apple Watch geliyor; ancak bir zamanlar Cupertino merkezli dev, ev ağlarının kalbinde yer alan AirPort yönlendiricileriyle piyasayı domine ediyordu. 2003 yılında başlayan bu macera, 2018 yılında sessiz sedasız sona erdi. Peki, sadık bir kullanıcı kitlesi olan bu ürün grubu neden rafa kaldırıldı?
Stratejik Bir Dönüşüm ve Pazarın Değişen Dinamikleri
2016 yılı Apple için bir dönüm noktasıydı. Şirketin satışları 2001'den bu yana ilk kez düşüşe geçtiğinde, yönetim kurulu radikal kararlar almaya başladı. Mark Gurman tarafından aktarılan bilgilere göre Apple, kaynaklarını daha yüksek gelir getiren ana tüketici ürünlerine odaklamak istedi. Yavaşlayan satış rakamları ve donanım güncellemelerindeki hantallık, AirPort serisinin sonunu hazırlayan temel etkenler oldu.
Time Capsule ve AirPort Extreme'in Mirası
AirPort Extreme'in sunduğu ağ tabanlı depolama ve Time Capsule ile hayatımıza giren ağ üzerinden otomatik yedekleme, dönemi için devrimseldi. Ancak modern gigabit hızları ve yeni kablosuz ağ standartları karşısında bu cihazlar teknolojik olarak geride kaldı. Özellikle macOS 27 ile birlikte Time Machine yedekleme işlevinin desteğini kaybetmesi, bu cihazların artık emekliye ayrılmasının resmi ilanı gibiydi.
Hala Kullanılabilir mi?
İkinci el piyasasında 20 ile 100 dolar bandında bulunabilen bu cihazlar, günümüz yüksek hızlı internet altyapısında ana yönlendirici olmak için pek de ideal değil. Yine de nostalji sevenler veya ağ depolama işlevlerini korumak isteyenler için TimeCapsuleSMB gibi yazılımsal çözümler, Samba protokolü üzerinden uyumluluk sağlayarak eski donanımları hayatta tutmaya devam ediyor.
Apple'ın Bağlantı Teknolojilerindeki Yeni Stratejisi
Apple artık harici bir yönlendirici satmak yerine, bağlantı teknolojilerini bizzat kendi donanımlarının içine gömüyor. Şirketin kendi geliştirdiği N1 çipi (Bluetooth, kablosuz ağ ve Thread yönetimi için) ve üçüncü nesil C2 hücresel modem çalışmaları, Qualcomm gibi tedarikçilere olan bağımlılığı azaltma hedefinin en net kanıtı. Görünüşe göre Apple, harici bir kutu üretmek yerine, bağlantıyı cihazın kendi kimliğinin bir parçası haline getirerek çok daha derin bir entegrasyonu tercih ediyor. Sizce Apple, kendi markasını taşıyan modern bir Wi-Fi sistemi ile günümüzde tekrar şansını denemeli mi?
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!